• Document: TÜRKİYE JEOMORFOLOJİSİ PROF. DR. OĞUZ EROL. Hazırlayan: D.Doğu ATEŞ. Mizanpaj-Tasarım: D. Doğu ATEŞ ANKARA. Hazırlayanın Açıklaması;
  • Size: 1.95 MB
  • Uploaded: 2019-07-17 11:56:27
  • Status: Successfully converted


Some snippets from your converted document:

EROL,O.(1989) Türkiye Hazırlayanın Açıklaması; Jeomorfolojisi. "Türkiye'nin Elinizde bulunan bu metin 2002 yılında Jeomorfolojik Evrimi Erol’un daktilo ile hazırlamış olduğu metin ve Bugünkü Genel Jeomorfolojik esas alınarak bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Görünümü" , Yayınlanmamış Aslına sadık kalınan metne kimi şekiller Ders Notu, İstanbul. tarafımızdan eklenmiştir. Esasen asıl metnin ekleri 40’ın üzerindedir. Ancak bunları Adlı Çalışmadan; yeniden hazırlamak mümkün olmadığı için yazarın isteği üzerine yalnızca çok önemli TÜRKİYE olduğu düşünülenler eklenmiştir. 2002 yılındaki metin tekrar ele alınarak JEOMORFOLOJİSİ üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan e-kitap haline getirilmiştir. PROF. DR. OĞUZ EROL Asıl metinde kaynakça bulunmadığı için kısa bir kaynakça tarafımızdan oluşturularak metne 1989 eklenmiştir. Hazırlayan: D.Doğu ATEŞ Mizanpaj-Tasarım: D. Doğu ATEŞ 2005 ANKARA e-kitapta karşılaşılan hataların doguates2000@yahoo.com adresine mail atılarak bildirilmesi ileride daha güzel bir kitaba sahip olmamızı sağlayacaktır. OĞUZ EROL TÜRKİYE JEOMORFOLOJİSİ 1. GİRİŞ Bugün Türkiye karasını oluşturan yerkabuğu parçaları, Paleozoik öncesinde başlayan bir süreç içinde oluşmuştur. Kristalen masifler, plutonik kütleler halindeki bu temel parçaları, Orta Jura-Orta Trias süresinde en geniş durumunu kazanmış olan Neotetis okyanusunun temelini oluşturmuş, ya da adalar halinde bu deniz üzerinde yükselmiştir. Üst Kretase sonları, Neotetis okyanusunda daralma-kapanma hareketlerinin başladığı dönemdir. Önceleri okyanus tabanında dalma-batma şeritleri halinde başlayan hareket, Kretase sonlarında genel olarak Kuzey Anadolu'da (Pontidlerde) bir yükselme karalaşma halinde kendini göstermiş (Ketin 1966,1983). Bu kuşak güneyindeki Neotetis'in kuzey kolundan oluşan ofiyolitik ve kalker nap dilimleri Orta Anadolu'nun (Anatolitlerin) Menderes ve Kırşehir masifleri üzerinden aşarak, Torosların (Toridlerin) yerleşik otokton serileri üzerine itilmeye başlamıştır. Kretase sonlarındaki bu büyük değişikliklerden sonra, Anadolu'nun dört ana tektonik kuşağı, yani Pontidler, Anatolidler, Toridler ile Güneydoğu Anadolu ilk özellikleri ile belirmiş ve eski Tersiyer’de, Türkiye alanından geri çekilmese bile Neotetis, yeni beliren dağ sıraları arasındaki oluk ve havzaları dolduran bir özellik kazanmıştır. Bu nedenle Eski Tersiyer, daha önceki dönemlerde dağlık iskeleti oluşup gelişmiş olan Anadolu'da özellikle Pontid ve Anatolid kuşaklarında daha sonra genel olarak ovalara dönüşecek olan havzaların ilk biçimleri ile ortaya çıktığı dönemdir. Daha genç olan Toridler, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki havzalar ise Neojen içinde gelişimlerini tamamladıkça, bu sisteme eklenmiştir. 2. Orta-Üst Kretase ve Paleosen Bu dönemde Anadolu'nun görünümü Jura-Alt Kretase'den pek farklı değildir. Ancak Üst Kretase sonlarına doğru bir sıkışma başlamış, Üst Kretase/Paleosen arasındaki Laramiyen hareketleriyle güneyde Rodop- Pontid yayı kapanmaya, kuzeyde Karadeniz açılmaya başlamıştır. Karadeniz güneyindeki Pontidlerde, Sakarya kıtası dahil sıkışma ve güneye bindirmeler ve bindirmelerin güney kenarındaki melanj oluşumu, Doğu Pontidlerde ise granit sokulumları meydana gelmiştir. Bu olay Neotetisin kuzey kolu tabanının kuzeye dalmasının bir sonucudur. Aynı okyanusun güney kenarında ise Elmalı-Bozkır (Likya) naplarını oluşturan okyanus tabanı materyali (ofiyolitler, kalkerler, vb) daha güneydeki Anatolid-Torid platformunun kuzey kenarı üzerine yürümeye başlamıştır. Yine aynı dönemde, Anatolid-Torid platformunu güneyinde de güneye yönelik şaryajlar meydana gelmeye başlamıştır. Bu arada Kıbrıs güneye doğru kaymış, Alanya masifi ve uzantıları Anatolid-Torid platformundan kopmuştur. Daha doğuda Arap platformu üzerinde de şaryajlar görülmüştür. Buna karşılık, örneğin Bitlis masifi kuzey kenarında yerel olarak kuzeye bindirmeler de olmuştur. Ancak genel olarak söylenirse Bitlis, Kırşehir ve Menderes masifleri bu kuzeyden gelen şariyaj kütleleri altına gömülmüş

Recently converted files (publicly available):